Körfez ülkeleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni bir askeri saldırı düzenlemesi halinde, Tahran’ın çok daha sert ve geniş kapsamlı bir misillemede bulunmasından ciddi şekilde endişe ediyor. Bloomberg ve The Japan Times’ın aktardığına göre, bölgedeki diplomatik kaynaklar, olası bir saldırının tüm Ortadoğu’da yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın diplomatik danışmanı Enver Gargaş, Bahreyn’de düzenlenen IISS Manama Diyaloğu’nda yaptığı açıklamada, “Kendimizi diplomatik yollarla önlemeye çalıştığımız bir krizin tam ortasında bulduk,” dedi. Gargaş, Körfez ülkelerinin siyasi bir çözüm arayışında olduğunu vurguladı.
İran ise, ABD veya İsrail’den gelecek yeni bir saldırıya “coğrafi sınırlama olmaksızın” karşılık vereceğini duyurdu. Tahran yönetimi, son haftalarda Körfez ülkelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırırken, bu saldırıların daha da şiddetlenebileceği uyarısında bulundu.
Bölgede tansiyonun yükselmesiyle birlikte, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey yetkililer Tahran’a giderek arabuluculuk girişimlerinde bulundu. Katar’ın da taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını azaltmak için temaslarda bulunduğu bildirildi.
The Japan Times’ın aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yapılacak ABD ara seçimleri öncesinde yeni bir saldırı düzenlemeyeceğini açıkladı. Ancak Trump, barış görüşmelerinin tıkanması halinde saldırı seçeneğinin masada kalmaya devam ettiğini belirtti.
Bölgedeki kriz, Körfez ülkelerinde yatırımcı güveni ve seyahat talebini de olumsuz etkiliyor. Bloomberg’in verilerine göre, Ortadoğu’da artan gerilim nedeniyle gelişmekte olan ülke para birimlerinde değer kaybı yaşanıyor. Özellikle Körfez ülkeleri, İran’dan gelen saldırıların ekonomik etkilerini de hissetmeye başladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yeni bir saldırı kararı alınmadığını ve Başkan Trump’ın sekiz aydır süren çatışmayı diplomatik yollarla sonlandırmak istediğini söyledi. Ancak, İran’ın askeri hazırlıklarını artırdığı ve “maksimum” düzeyde karşılık vermeye hazır olduğu belirtiliyor.
Bölgedeki gelişmeler, Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz trafiğini ve enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Son saldırılar nedeniyle petrol fiyatlarında dalgalanma yaşanırken, Brent petrolün varil fiyatı 112 doların altına geriledi.
Diplomatik kaynaklar, Körfez ülkelerinin krizin daha da derinleşmesini önlemek için yoğun temaslarda bulunduğunu, ancak taraflar arasında henüz somut bir uzlaşma sağlanamadığını belirtiyor.
Neden önemli?
Körfez ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası yeni bir saldırısına dair duyduğu endişe, bölgedeki güç dengeleri ve diplomatik çabalar açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Enver Gargaş’ın Bahreyn’deki açıklamaları, Körfez ülkelerinin doğrudan çatışmanın tarafı olmaktan kaçınmak için yoğun diplomasi yürüttüğünü gösteriyor.
İran’ın “coğrafi sınırlama olmaksızın” misilleme tehdidi, sadece askeri değil, ekonomik ve siyasi sonuçlar da doğuracak nitelikte. Bloomberg’in aktardığı üzere, gelişmekte olan ülke para birimlerinde yaşanan değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma, krizin küresel piyasalara da yansıdığını ortaya koyuyor.
ABD Başkanı Trump’ın askeri müdahaleyi ara seçimler öncesinde ertelemesi, bölgedeki tansiyonun kısa vadede düşmesini sağlasa da, barış görüşmelerinin tıkanması halinde yeniden tırmanma riski sürüyor. Körfez ülkelerinin ve arabulucu aktörlerin diplomatik çabaları, önümüzdeki günlerde bölgedeki istikrar açısından belirleyici olacak.
Haberdeki görsel, olayın gerçek sahnesinden esinlenilerek yapay zekâ ile oluşturulmuş temsilî bir illüstrasyondur.
































