Birleşmiş Milletler’in bağımsız insan hakları paneli, bugün yayımladığı raporda İsrail’i Gazze’de Filistinli sivillere karşı soykırım suçu işlemekle, Batı Şeria’da ise insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarıyla suçladı. Rapor, İsrail’in eylemlerinin Filistinlileri yok etmeye ve yerinden etmeye yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu öne sürüyor.
Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, İsrail’in Gazze’de sivillere yönelik kasıtlı saldırılar düzenlediği, çocukları hedef aldığı ve toplu cezalandırma uyguladığı belirtildi. Komisyon, İsrail’in Batı Şeria’da da yaygın ve sistematik saldırılar gerçekleştirdiğini, askeri operasyonların ve yerleşimci şiddetinin sivil halka yönelik olduğunu vurguladı.
Rapora göre, Ekim 2025’te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail’in Gazze’de sivillere yönelik saldırıları devam etti. BM paneli, Ekim 2025 ile Eylül 2026 arasında Gazze’de 1.431 Filistinlinin, aralarında 300 çocuğun da bulunduğu, İsrail hava saldırıları, topçu atışları ve ateşi sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.
Komisyon, Batı Şeria’da ise İsrail güçlerinin ve yerleşimcilerin Filistinli sivillere karşı işkence, tecavüz ve diğer cinsel şiddet vakalarına karıştığına dair iddiaları belgeledi. Raporda, özellikle tutuklu Filistinlilere yönelik işkence ve cinsel saldırı vakalarının ayrıntılarına yer verildi.
BM Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, “Batı Şeria’da sivillerin kasıtlı olarak öldürülmesi ve yaralanması ile evlerin yıkılması, İsrail’in sorumluluğu reddetmesiyle birleşince, Filistinlileri yok etmeye ve yaşanmaz koşullar dayatmaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası haline geliyor” dedi.
İsrail’in Cenevre’deki BM Daimi Temsilciliği ise raporu sert bir dille reddetti. İsrail makamları, raporun ülkeyi şeytanlaştırmaya yönelik bir dezenformasyon kampanyasının parçası olduğunu savundu. İsrail, komisyonun taraflı olduğunu ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.
Rapor, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve diğer yargı mercilerinde hesap verebilirliği sağlamak amacıyla hazırlanıyor. Komisyonun bulguları, gelecekte olası yasal süreçlerde delil olarak kullanılabilir.
Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmeler, Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıların ardından başlayan çatışmaların ardından yaşandı. İsrail’in askeri operasyonları ve uyguladığı abluka, bölgede insani krizin derinleşmesine yol açtı.
BM Komisyonu’nun raporu, İsrail ve Filistin arasında süregelen çatışmaların uluslararası hukuka etkileri ve bölgede sivillerin korunması tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Neden önemli?
BM Soruşturma Komisyonu’nun İsrail’e yönelik bu suçlamaları, uluslararası toplumun Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere yaklaşımını doğrudan etkileyebilir. Özellikle raporda yer alan soykırım ve insanlığa karşı suç iddiaları, Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi kurumların devreye girmesi için hukuki zemin oluşturabilir. Bu durum, bölgede yaşanan insani krizin çözümü ve tarafların hesap verebilirliği açısından kritik öneme sahip.
Raporun yayımlandığı günlerde, İsrail’in uluslararası alanda artan baskı ve eleştirilerle karşı karşıya kalması dikkat çekiyor. Özellikle BM’nin, İsrail’in Filistinli sivillere yönelik eylemlerini ‘soykırım’ olarak tanımlaması, diplomatik ilişkilerde yeni tartışmaların başlamasına neden olabilir. İsrail’in raporu reddetmesi ise, uluslararası kurumlarla ilişkilerinde yeni bir gerilime işaret ediyor.
Komisyonun bulguları, Gazze ve Batı Şeria’daki sivil halkın korunması, insani yardımların ulaştırılması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanması için atılacak adımlar açısından da belirleyici olabilir. BM raporunun, hem bölgedeki gelişmeleri hem de uluslararası hukuk ve diplomasi alanındaki süreçleri yakından etkilemesi bekleniyor.
Haberdeki görsel, olayın gerçek sahnesinden esinlenilerek yapay zekâ ile oluşturulmuş temsilî bir illüstrasyondur.
































