ABD’de Katolik kilisesinin önde gelen isimleri, Beyaz Saray’da Başkan Donald Trump ile birlikte yapılan dua görüntülerinin kamuoyuna açıklanmasının ardından, yönetimle aralarına mesafe koyduklarını duyurdu. Olay, 2026 ara seçimleri öncesinde siyasi tartışmaları alevlendirdi.
Milwaukee Başpiskoposu Jeffrey Grob ve beraberindeki 11 piskopos, geçen hafta Beyaz Saray’da Trump ile yapılan görüşmenin ardından Oval Ofis’te topluca dua etmişti. Ancak bu anların video ve fotoğrafları, piskoposların bilgisi ve izni olmadan Beyaz Saray tarafından kamuoyuna servis edildi.
Başpiskopos Grob, yaptığı yazılı açıklamada, “Niyetim asla cemaatime kafa karışıklığı, öfke ya da hayal kırıklığı yaşatmak değildi. Bu toplantı, başkanın, politikalarının ya da partisinin bir onayı anlamına gelmiyor,” ifadelerini kullandı. Grob, toplantının sağ eğilimli Heritage Foundation düşünce kuruluşu tarafından organize edildiğini ve dua anının gizli kalmasının beklendiğini belirtti.
Grob, “Bize önceden, başkanla özel olarak dua etme fırsatı olabileceği söylendi. Ancak yapılan dua, grubun bilgisi dışında kayda alındı ve izinsiz şekilde yayımlandı,” dedi. Başpiskopos, bu durumun hem kendisini hem de katılımcı dini liderleri üzdüğünü vurguladı.
Katolik liderler, toplantının göçmenlik, dini işçi vizeleri ve insan onuru gibi konuların görüşülmesi için düzenlendiğini, siyasi bir gösteri amacı taşımadığını belirtti. Ancak, dua görüntülerinin seçimlere günler kala kamuoyuna sunulması, dini liderler arasında rahatsızlık yarattı.
Grob’un açıklamasında, “Sadece insanlarımızın iyiliği için sesimizi duyurmak istedik. Bir siyasi fotoğraf fırsatının parçası olmayı amaçlamadık,” sözleri dikkat çekti. Diğer piskoposlar da benzer şekilde, Beyaz Saray’ın bu görüntüleri izinsiz şekilde kullanmasını eleştirdi.
Beyaz Saray ise, Başkan Trump’ın Katolik Amerikalılar için bugüne kadarki en iyi başkan olduğunu savunarak, dini liderlerle yapılan görüşmenin önemine vurgu yaptı. Ancak piskoposlar, bu tür dini ritüellerin siyasi amaçlarla kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Katolik Kilisesi, ABD’de milyonlarca mensubu bulunan en büyük Hristiyan mezheplerinden biri olarak, seçim dönemlerinde siyasi tarafsızlığını korumaya özen gösteriyor. Bu tür olaylar, kilisenin siyasi süreçlerde nasıl bir rol üstleneceği tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Neden önemli?
Bu gelişme, dini liderlerin siyasi süreçlerdeki rollerinin ve dini sembollerin siyasete alet edilmesinin yarattığı hassasiyetin altını çiziyor. Özellikle ABD’de Katolik seçmenlerin oy potansiyeli ve kilisenin tarafsızlık ilkesi göz önüne alındığında, bu tür olaylar seçim atmosferinde büyük yankı uyandırabiliyor.
Katolik liderlerin Beyaz Saray’dan mesafe koyması, hem dini kurumların siyasi manipülasyona karşı duruşunu hem de seçim öncesi toplumdaki kutuplaşmayı gözler önüne seriyor. Bu durum, önümüzdeki günlerde hem dini hem de siyasi çevrelerde tartışmaların devam edeceğine işaret ediyor.
Olayın ardından Katolik Kilisesi’nin, siyasi liderlerle ilişkilerinde daha şeffaf ve temkinli bir yol izlemesi bekleniyor. Özellikle seçimlere kısa süre kala yaşanan bu tür gelişmeler, dini kurumların kamuoyundaki algısını ve siyasi aktörlerle olan mesafesini yeniden şekillendirebilir.
Haberdeki görsel, olayın gerçek sahnesinden esinlenilerek yapay zekâ ile oluşturulmuş temsilî bir illüstrasyondur.
































